Benim Hayal Defterim

Bergen

Bergen

Bergen: Otellerinde klima olmayan 🙁 sevimli bir Norveç şehri.

Devamı »

Yeni yıl dileği

Yılbaşı sabahı, her zaman olduğu gibi erken saatte başladım güne. 8'de kahvaltım çoktan bitmiş, hatta gazete bile okumuştum. Kulaklığımı taktım, önlüğümü giydim ve başladım hazırlıklara. İşler biraz yoluna girince de her zaman yaptığım gibi bir kahve molası verdim. Yanında nefis bir çikolata... Keyfim yerindeydi, ta ki telefonumun ekranına o mesaj düşene kadar. "Benim hayatım bu değil olamaz. Bir gün bir şey olacak, her şey kökten değişecek ve gerçek hayatım başlayacak. Yaşarken de diyeceğim ki; "Hah! işte buydu" Okuduğum bir kitaptaki bu satırlar bana seni düşündürdü. 2019,"Bu benim hayatım olamaz." dediğin bir yıl oldu. Bundan sonraki her yeni yıl, "Hah! işte buydu." dediğin yıllar olsun g...

Devamı »

Bazen mutlu son yola devam etmek...

Bazen aylarca uğramadığım oluyor. Bahçedeki çiçekler ne alemde, gözüm gibi baktığım kuşkonmazlar kurudu mu, ağaçlar meyve verdi mi bu yıl, özene özene yaptırdığım kuş evleri duruyor mu hala? Düşünüyorum gece yatınca. O güzel evde yaşlanmak için dua ettiğim yılların üzerinden ne hayal kırıklıkları, ne hüzünler geldi geçti. Şimdi ne zaman gitsem, açsam kapıyı; kimsesizliğin kokusu çarpıyor yüzüme. Anılar darmadağın olmuş artık odalarda. Bir tek Eren'in odasını sakladım olduğu gibi, izin vermedim tek bir eşyanın bile çıkmasına odasından. En çok zamanı onun odasında geçirmem bu yüzden. Giriyorum odaya, eskiden her sabah yaptığım gibi perdeleri açıp havalandırıyorum. Sonra duvarda bir çerçeve içi...

Devamı »

Kitap

Kelimelerinin büyülü dansına kapılıp gittiğim her hikayeden, her kitaptan satırlar birikmiş yüreğimde meğer. Ne hikayeler geçip gidiyor aklımdan, kalbimden... Anlamlı bir bütünlükte bir araya getirmeye fırsat bulamadığım... Bir rüya ile başlayıp yarım kalmış kaç hikaye var aklımda; hep birgün tamamlayacağım umuduyla sakladığım. Böyle rüyaların uykumu böldüğü gecelerin sabahında, yarı uykuda, yarı uyanık devamını getirmeye çalıştım hep o rüyanın. Sonra günlerce, düşünmeye fırsat bulduğum her an devam ettirdim hikayeyi. Bazen bir şarkı eşlik etti, bazen bir koku, bir renk... Sadece bir tanesini yazmaya başladım yıllar önce. Haftalar boyunca fırsat bulduğum her an yazdım. İki kalp bir araya gel...

Devamı »

Yeniden buluşalım

"Erken yaşta hakiki dostlar bulmak lazım." Aradan onlarca yıl geçtiğinde, bir buluşmada tamamlandığını hissettiğin, o kaygısız, mutlu günlerde olduğu gibi içtenlikle gülümsediğin, hatta çoktandır unuttuğun bir kahkaha selinde boğulduğun... Mutluluğunu da mutsuzluğunu da gözünden anlayacak, eskide kalmış umutları yeniden yeşertecek dostları olmalı insanın. Bir gününe neler vermezdim. U3 anfisinde buluşalım bir sabah. Sen, sen, sen ve ben. Otostop skeçleri yapıp sandalyelerden düşelim gülmekten. Matematik hocasına aşık bir genç kız olsun aramızda, matris anlatsın gırgırına tahtada size. Sen bu buluşmaya annenin o mis kokulu sable bisküvilerinden getirmeyi unutma. Senin ağladığını görmeyeyim bi...

Devamı »

Doğum günün kutlu olsun

19 yıl oldu. Her doğum gününde, yaşasaydın kaç yaşında olacağını hesap ettim durdum. Sessiz bir köşeye çekilip, mutlaka her sene bir süreliğine de olsa hatırlamaya çalıştım birlikte büyüdüğümüz yılları: şarkıları, sevinçleri, aşkları, göz yaşlarını. Hayalimde yaşlandırdım seni; Mesela gözünün kenarına çizgiler koydum, bakışlarını biraz soldurdum, biraz kilo aldırdım, omuzlarına şelale gibi dökülen o kumral saçlarını biraz seyrekleştirdim, pembe yanaklarını hafifçe soldurdum. Hatta bir yakın gözlüğü taktığım bile oldu sana; ama ne yaptıysam yok edemedim o masum güzelliğini. Yaşlandıramadım anılarıma çakılı kalmış 32 yaşındaki halini. Sonra anladım ki, sen yaşlanabilseydin eğer yine güzel, yin...

Devamı »

Söz

Söz

Özledim. Pazar sabahları kuş cıvıltılarıyla uyanmayı, dört yanı yeşil yaz günlerini, hanımeli kokan bahar akşamlarını, mangaldaki alevin kokusunu, çocukların dört bir yana koşuşturmasını çığlık çığlığa, akşam yattığım yerden karanlıkta yanıp sönen ışıklarıyla geçip giden uçakları seyredip hayal kurmayı, ağustos böceklerinin hiç susmayan şarkılarını, kaygısız akşamüstlerini, hatta verandadaki tentenin direğine konup dakikalarca beni göz hapsinde tutan peçeli baykuşu bile özledim. Arada bir uğrayıp hüzünlü yalnızlığın kokusu sinmiş odalarını gezerken söz veririyorum güzel evime: "Göreceksin eskisinden de güzel olacak her şey. Döneceğiz yeniden, kahkalar bağrışmalar eksik olmayacak odalarından....

Devamı »

Kış

Sabah uyandığımda her yer bembeyazdı. Bir torbaya doluşturduğum hüzünlerim, hatalarım, hayal kırıklıklarımla çıktım yola. Biraz kendimle yalnız kalmaya ihtiyacım var, anladım. Aylardır buz kesti yüreğim, biraz da bedenim üşüsün kocaman ıssız evimde; çoktandır kapısını açmadığım, güzel günlerimin güzel evinde son bir yılın hesabını kapatmayı planladım. Ateşin karşısında oturup, evin sağından solundan gelen onca sese aldırmadan, korkmadan, uzun uzun ağlayıp, sonra mutlu bir anıyla, bir cümleyle teselli olmayı planladım. Hikayemi en baştan okumaya, kendimle barışmaya kararlı çıktım yola. Sevdiğim kitaplardan birini bir kez daha okurum belki diyordum ki; ruhum satırlar arasında gezinemeyecek kad...

Devamı »

Norveç fiyortları

Norveç fiyortları

İsveç'ten Oslo'ya döndüğümüz akşamın hemen sabahında trene binip "Norway in a nutshell' turuna çıktık. 4-5 saatlik bir tren yolculuğu bizi Myrdal'a getirdi. Myrdal'da indiğimiz yerden 15-20 dakika sonra eski, sevimli Flam trenine(Flamsbana) bindik. Tren'de oturma düzeni erken gelen oturur şeklindeydi :) 20 km'lik yol boyunca nefis dağ manzaraları seyrettik. Tren Kjosfossen'de 15 dakikalık kısa bir mola verdi. Herkes bu muhteşem çağlayanın önünde fotoğraf çektirdi. Bu fotoğrafta görünmüyor; ama tam trenin durup insanların dışarı çıktığı anlarda hafif bir müzik eşliğinde bir kadın çağlayanın durgun bir yerinde dans etti. Flamsdalen 1 saatlik tren yolcuğunun sonunda Flam'e geldik. Yarım saat iç...

Devamı »

Stockholm Archipelago'su, Vapiano, Radisson Blu Waterfront...

Stockholm Archipelago'su, Vapiano, Radisson Blu Waterfront...

Öğrenmenin yaşı yok! Archipelago adalar zinciri ya da grubu demekmiş. 🙂 Arkipelego okunuyor. Stockholm Archipelago'su için küçük bir feribot'a bindik. Stockholm Archipelago'su; İsveç'in en büyük, Baltık Denizi'nin ikinci büyük archipelagosuymuş. 80 km'lik bir alan boyunca yayılmış, otuz bin adadadan oluşmuş Archipelago. 50,000 civarında yazlık ev var adalarda; tabii ki kıyıda yatlar... Dünyanın 7. en zengin ülkesi olunca haliyle :)) Feribot'ta bir rehber, yol boyu evleri, adaları anlattı. Vaxholm, Archipelago'nun en büyük yerleşim yerlerinden biri. Tur boyunca sadece Vaxholm'da mola veriliyor. İsteyen inip vaxholm'ü keşfedip sonraki feriyle dönebiliyor. Soğuk Savaşın, yani 1990'ların sonuna...

Devamı »

Sitede yayınlanan fotoğraf, metin ve tariflerin tüm hakkı elvanbasustaoglu.com'a aittir. İzin almaksızın kopyalanamaz ve kullanılamaz.